Haber İçeriği
İstanbul Gelişim Üniversitesi, yalnızca akademik üretimiyle değil; toplumun gerçek ihtiyaçlarına çözüm üreten, farklı disiplinleri bir araya getiren ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen projeleriyle de dikkat çekmeye devam ediyor. Eğitimden sağlığa, çevreden sosyal hizmete kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü toplumsal katkı odaklı çalışmalarla öne çıkan İstanbul Gelişim Üniversitesi, bu yaklaşımını bir kez daha TÜBİTAK destekli yeni bir projeyle ortaya koydu. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öncülüğünde hazırlanan “Kırsalda Bütüncül Müdahale: Sürdürülebilir Tek Sağlık Modeli” başlıklı proje, TÜBİTAK 4009 Köy Okullarına Yönelik Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Taşkesen Mahallesi’nde gerçekleştirilecek proje; insan, hayvan ve çevre sağlığını birbirinden bağımsız değil, birbirini etkileyen ve tamamlayan unsurlar olarak ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımını kırsal yaşamın dinamikleriyle buluşturmayı amaçlıyor.
Taşkesen’de Bilim ve Yerel Yaşam Buluşacak
28-30 Eylül 2026 tarihleri arasında Taşkesen Şehit Nurullah Saraç İlkokulu’nda uygulanacak proje kapsamında, bölgenin sosyo-kültürel ve mekânsal özellikleri dikkate alınarak koruyucu sağlık temelli bütüncül bir müdahale modeli geliştirilecek.
Özellikle hayvancılık ve yerel üretimin önemli bir geçim kaynağı olduğu bölgede, zoonotik hastalıklara (omurgalı hayvanlardan insanlara doğal yollarla bulaşabilen enfeksiyon hastalıkları) ilişkin farkındalığın artırılması hedeflenirken; bilimsel bilginin gündelik yaşam pratiklerine aktarılması yoluyla sürdürülebilir sağlık davranışlarının desteklenmesi amaçlanıyor.
Proje, kırsal toplulukların mevcut bilgi ve deneyimlerini merkeze alan katılımcı yapısıyla, yalnızca kısa süreli bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek kalıcı bir dönüşüm modeli ortaya koymayı hedefliyor.

Üç Aşamalı Müdahale Modeliyle Kalıcı Etki
“Kırsalda Bütüncül Müdahale: Sürdürülebilir Tek Sağlık Modeli” projesi, bilimsel bilgiyi deneyimsel öğrenme süreçleriyle birleştiren üç temel uygulama alanından oluşuyor.
İlkokul öğrencileri; çiğ sütün mikroskobik incelemesi, floresan toz kullanılarak gerçekleştirilecek bulaş simülasyonları ve su filtresi tasarımları gibi uygulamalı etkinliklerle mikrobiyoloji, hijyen ve koruyucu sağlık süreçlerini deneyimleme fırsatı bulacak. Öğrencilerin edindikleri bilgileri aile ortamına taşımalarıyla birlikte hane içi sağlık bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

“Tandır Başı Ekolojik Farkındalık ve Sağlık Söyleşileri”
Proje kapsamında kırsal yaşamın temel aktörlerinden biri olan kadınlarla, onların doğal dayanışma alanları olan tandır başlarında bir araya gelinerek koruyucu sağlık odaklı etkileşimli söyleşiler gerçekleştirilecek. Resmî eğitim ortamlarının dışında tasarlanan bu yaklaşım sayesinde, sağlık bilgisinin yerel kültürel kodlarla uyumlu biçimde paylaşılması amaçlanıyor.
Projenin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla okul bünyesinde kalıcı bir öğrenme alanı oluşturulacak. Öğrenci ve öğretmenlerin sürekli yararlanabileceği “Tek Sağlık Çocuk Merak ve Öğrenme Alanı”, bilim kitaplığı ve eğitim materyalleriyle desteklenerek gelecek nesiller için yaşayan bir öğrenme merkezine dönüştürülecek.
Disiplinler Arası Güç Birliğiyle Sürdürülebilir Çözüm
İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin farklı akademik birimlerinden uzman isimleri bir araya getiren proje ekibi, “Tek Sağlık” yaklaşımının disiplinler arası niteliğini sahaya taşıyor.
Projenin yürütücülüğünü üstlenen Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer, saha koordinasyonunu sağlayarak “Tek Sağlık ve Kırsal Sosyal Hizmet Söyleşisi”ni yürütecek. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu, besin hijyeni ve zoonotik hastalıklar konusundaki uzmanlığını “Peynir Kültürü ve Çiğ Süt Atölyesi” aracılığıyla katılımcılarla paylaşacak. Dr. Öğr. Üyesi Funda Pehlevan Karabıyık, çocuklara yönelik “Görünmeyen Tehlike: Bulaş Simülasyonu Atölyesi”nde moleküler biyoloji ve patojen yayılımı konularını deneyimsel öğrenme yöntemleriyle görünür hâle getirecek. Doç. Dr. Anıl Al Rebholz, kadınlara yönelik “Tek Sağlık, Ekolojik Yaşam ve Dayanışma Atölyesi”nin içerik tasarımını üstlenerek kırsal yaşam deneyimlerini merkeze alan katılımcı bir öğrenme süreci geliştirecek. Dr. Çiğdem Tüncer, “Tandır Başı Sohbetleri” kapsamında kadınların yaşam döngüsü boyunca karşılaştıkları sağlık konularına ilişkin koruyucu sağlık bilgilerini paylaşacak. Dr. Öğr. Üyesi Yonca Güneş Yücel Atalay, oluşturulacak bilim kitaplığının içerik planlaması ve arşiv koordinasyonunu yürütecek. Arş. Gör. Fatma Türkan Özırmak ile Arş. Gör. Şebnem Çelik Uçuran, çocukların doğayla ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan “Doğanın Dili ve Gelecek Pasaportu Atölyesi”ni gerçekleştirecek. Saha organizasyonu ve operasyonel süreçler ise yardımcı sağlık personeli Seval Tetik tarafından koordine edilecek.

İGÜ’den Toplumsal Dönüşüme Katkı Sunan Bir Model
Sosyal hizmet, sosyoloji, antropoloji, tıp, moleküler biyoloji, çocuk gelişimi ve gıda güvenliği gibi farklı disiplinleri aynı hedef etrafında buluşturan proje; üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün aktif paydaşları olduğuna güçlü bir örnek sunuyor.
İstanbul Gelişim Üniversitesi, bilimsel bilgiyi saha uygulamalarıyla buluşturan bu yaklaşımıyla kırsal bölgelerde koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı, yerel toplulukların yaşam kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir bir “Tek Sağlık” modelini gelecek nesillere aktarılabilecek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor.
TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilecek bu çalışma, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin toplumsal fayda odaklı bilim anlayışının ve disiplinler arası üretim kültürünün somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.